Tuesday, January 31, 2012

Ben her koşulda mutlu olurdum, olay o değildi.

30 Ocak 2011, İstanbul.
"İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına"
(füruğ.)
Hiç üşenmedim, yaşadım hepsini.
Durmak lazım gelirmiş, benim hiç aklıma gelmedi.
Koştum ve atladım ve daldım
ve hiç pişman olmadım aldığım yaralardan.
Sevdiklerimi de sevmediklerimi de
aynı hassaslıkta andım.
Değerdiler çünkü benim parçamdılar,
değerliydiler hayatım kadar
çünkü hayatım oldular bir zaman.
Üzdüm, kırdım, süründürdüm
üzüldüğüm, kırıldığım, süründüğüm gibi.
Son damlasına kadar içtim hayatı
tek dikişte
ve bardağı kırdım.
(ç.)

Thursday, January 26, 2012

ölümün olduğu yerde, daha ciddi ne olabilir?

3 gün kuralı diye bir şey varmış ya hani, hz. isa'dan bugüne süregelen ideal iletişimsizlik süresi. bana da bir arkadaşım söyledi geçende. bilinçsizce uygularmışım meğer, allah'ın hakkı 3tür diyerek. bence gençkızlığımızı korkunç dominantlığı altında ezen rüzgar gibi geçti hikayelerinden ötürü bu huyum: "I can't think about that right now. If I do, I'll go crazy. I'll think about that tomorrow."

2. gündeyim. tavşanın tüylerinin dibine inmenin, olayı dramatize etmenin, müthiş bir tirada başlayacak ortam yaratmaya çalışmanın tam ortasındayım. ve buradan bakınca her şey, ama hepsi, anlamsız geliyor.