Thursday, December 20, 2018

bir günümüz bir günümüze

yaşama, aşka, güzel olan her şeye
bir adım mesafede 
seni tanıdım ben 
sen benim seçtiğim adamsın 
sevmeye

ah 
çok uzak 
fazla yakın 

Friday, September 28, 2018

tamam

beni sevmek kolay beni sevmek zor
bana dokunmak ısıtır beni tutmak yakar 
bugünüm ucuz yarın pahalı 
anılarım 
bi yaşamın varyasyonları 
üst üste yazılan 

oyuncuları sürekli değişen bir doğaç 

Sunday, September 9, 2018

Mardin yenidem

Herkesin bir sevgisizi var
sigarayı sağ dudağının arasına bırakıp hararetle hakkında yazıyor
Kiminin sevgilisi de var ama
onlar hakkında yazılmaz

Gecelere sığındım geçtiğimiz hafta
taş kalbime hiç bu kadar yakın durmamıştı
Çok istedim fakat sarhoş etmedi hiçbirinde
ne taş ne şarap ne de aşk

Güzel, tanımlanınca güzel
betimleyince eskiyor biraz yaşlanıyor
Yaşayınca da güzel ama ya
yaşamayınca

Saturday, June 2, 2018

Öyle bi dünya yok

hayatların hoşumuza giden taraflarını alamayız. o bebeği, o antisosyal adamla evlenmeden doğuramazsın. o kaygısızlığı, o görmezden gelmeleri beceremeden taşıyamazsın. o kutlamaları o umursamazlık olmadan kurgulayamazsın. bir paket halinde geliyor hayat, take it or leave it, o ilmekleri örmeden o deseni çıkaramazsın. biraz aptal olmazsan huzur bulamazsın. biraz yalancı olmadan "koşulsuz" sevilemezsin. eyvallah demeden kazanamazsın. samimiyetsiz sohbetler etmezsen yalnız kalırsın (bazen). giyimine dikkat etmezsen davet edilmezsin mesela. sözünü sakınmazsan sözlerini sakınmazlar. tırnak yersen manikür olmaz. ve falan ve filan.

yine de, bu, daha iyi.

Monday, May 7, 2018

Ne münasebet

Aşk demeyeyim
Bazı kelimeler bazı anlamlara
Pek gelemiyor madem
Kalkıp ben geleyim kaçarak uçarak
Ekerek ezerek atlayarak
Sana geleyim mesela kar kış
Yazdan kalalım.

Aşk olmasın da
Tuzundan tadayım evini çiçekleyeyim
Geceleri işgal gündüzü iddia
Düşler göreyim ben
Yüksek tirbülansa gireyim senle
Merak edeyim.

Aşk değil
Başka bir şey büyütelim mesela
Sonra sen bak ben sarılayım
Dert edineyim seni
Kahkaha hıçkırık atayım
Yaşayalım kısalı uzunlu
Şarkılar söyleyelim
Gözlerim dalsın bunca zaman üstüne de
Misafir gelecek gülümseyelim.

Aşk yok
Ben isteyeyim seni canım çeksin
Sularım bulansın durulsun
Sana aksın.

Wednesday, April 11, 2018

yoga.

öyle challenge falan değil, kendiliğinden. bedeninle kurduğun bir ilişkilenme biçimi olarak. bedenine yaptığın bir ibadet olarak. düşünmeler yerine eyleme, pek doer olmayan kimsenin kendine isyanı. tütsülerle mumlarla değil, birdenbire oluveren şeyler gibi güzel. ritüel haline gelmedikçe anlamsız mıdır her eylem? sürmeyenin tekrarlanmayanın değersizliğini mi yücelteceğiz? hayır. fakat o bir karar, bu bir deneme. fark bu. karar olması için sürmesi gerek demek ki eylemlerin. uçları tanımayı kendinde aramak. bilinen en eski benlik, bedenlik, birlik. 1.

Monday, February 26, 2018

Surdugum oje kururken

Uzun uzun anlatmalardan geliyorum. Hizlica da olsa en cok en fazla en renklimi sermeli. Give your best. Kime? Neye? Neden? Yok. "tatminkar bir peptit bagi" miydi o dize? Oyle iste. Oyle, oylesine.

Fazla kisisel yaziyorsun, demisti saribukleli guzel gozluklu bir kiz. Yillar yillar onceydi. Beklentilerini karsilamayacak ama, diye baslamisti bana yazdigi yillik yazisina sevdigi cocuk. Bir sey beklemiyordum ki! Ulasilabilir olmak iyi degil, dedi bi zamanki en yakin arkadasim; olur mu bizden asik iki insan, diye sordu o siradaki biri. Curet ettim. Ayril o zaman, demisti gamzeli bir kadin oncesinde, madem asik degilsin. Sonra oldum mu peki? Seni sevmek zor, dedi deyimleri bilen bi adam vajinama sapladigi bicagi cikarmadan az evvel; birilerinin sana yaklasmasi ne kolay, dedi bugun yeniyetme bir oglan. Sevilmemi kolaylastirdigimi saniyordum bunca zaman.

Hep boyle kal, dunyanin en cirkin bedduasi.

Tuesday, January 30, 2018

kış

sularım çekildi 
rüzgarım dindi 
o deli yangın uydu uysallaştı şirin bir sahil ateşine döndü 
kanım durdu ağrım sızım geçti 
döngü devam etti 

fırtınalı bir yolculuk değil şimdi 
yoruldum yordum yoruğuz 
parmak uçlarım kaypak bir lavda dans etmiyor 
uzanıyoruz çimde 
güneşin önünden geçen bulutlara anlam yüklüyoruz 
seviniveriyoruz bir tavşan olunca 
bir gemi olunca da 
yaşlı bir adam 
ne olursa seviniyoruz 

seviyoruz
bu defa, başka. 
her defa başka 
seninle bir an 
ötekine bakıyor garip garip 
tanımayarak 
kendinden başkasını tanımayan o büyük söylem
yok, diyorsun 
acıtarak yakarak üfleyerek hâlâ 
yok, diyorsun, 
hiç olmadı 

eyvallah 

dalgalarıma kapıldın dalgalarım çağırdı seni 
sonra yordu yine onlar nefesin tükendi kulacın yetmedi tamam 
alçalttım dalgalarımı çarşaf çarşaf serdim yarlarımı koylara 
ya ne 
sıkıldın mı 
gidecek misin 

sönmedi 
güzel, inadına güzel, çok güzel 
gidecek misin? 

benimle ilgili değildi benimle ilgili olmak zorunda değildi hiçbir şey zorunda değildi zaten
sendin vardın gözlerin vardı çoktandır unuttuğun bir resmen bakar gibi bakan 
sen vardın sen varsın titreşim değeri yüksek ihtimamla bir anı kaçırmamacasına 
sen varsın senin ellerin var parmakların var muntazam tırnakların 

gidecek misin 

utanarak yakıştırmayarak uygun bulmayarak ayaklarımız dolaşarak 
savunduğumuz kurduğumuz tembihlediğimiz her şeyin dışına taşarak 
sen varsın bana sen olmazdan önceden beri varsın sen hep banaymışsın zaten 

gidecek misin 

kendine ihanet eden gözlerle parçalana parçalana 
her an korkarak unutmaktan unutulmaktan 
ellerinden kayıp düşmesin diye ama ölür diye tutamayarak da 
bir yürek mesafede uzak mesafede yakın mesafede burda 

gidiyor musun 

soyunduk arındık birbirimizin terine 
geldiğimiz yollar pisti çamurdu tozluydu kirliydi 
aşk yoktuysa da biz vardık biz varız dokunarak kutsayan 
kutsal yoksa biz varız ellerimiz var sıcak soğuk 
bu gerçek bu gerçek bu gerçek 

gitme.