"Yine
ışıklar süzülüyor odamın derinliklerine, gecenin lordundan
gelen parça parça. Her biri bir önündekini takip ediyor,
arkasındaki onu kovalıyor. Bir bir ilerliyorlar odamın
derinliklerine doğru.
Karanlığın
saklandığı köşelere doğru.
Ay
gökyüzünde asılı, ışıklar sönük, oda karanlık... Ve birkaç
damla gözyaşı akıyor. Önce gökyüzünden... Sonra
gözlerimden...
Yine
ışıklar süzülüyor odamın derinliklerine, gecenin lordu uyuyor.
Farkında olmadan gönderiyor ışığını. Her bir ışık
önündekini takip ediyor. Her gözyaşı bir öncekinin ardından
geliyor.
Işık
odayı aydınlatmaya çabalıyor, gözyaşı ise aydınlıkta
parlamayı istiyor...
Ay
tepede asılı, ışıklar halen sönük, odam biraz daha karanlık,
bulutlarla örtmüş üstünü gecenin lordu...
Işıklar
süzülmeyi kesiyor gökyüzünden odama. Biraz soğuyor bu arada
odam ve karanlık koyulaşıyor. Biraz da ağırlaşıyor,
milyonlarca yılın getirdiği tecrübeyle.
Ay
gökyüzünde saklanmış, yine de asılı... Işıklar sönük, oda
daha da karanlık... Ve gözyaşları hızlanıyor... Gökyüzü
sinirinden gürüldüyor, arada bir şimşekler görülüyor, Zeus
özentisi...
Gözyaşları
hızlanıyor, gökyüzü sinirinden gürülderken arada bir
şimşeklerini gösterip, Zeus özentisi, hıçkırmaya başlıyorum,
Gökyüzü özentisi"
No comments:
Post a Comment