basit bi selam cümlesi, mantıklı, aferin bana.
adettendir neden bu blogu açtığımı yazayım:
öncelikle, tasarım yapmaktan kaçmaya ihtiyacım var. ben kaçak bir kimseyim. uğruna bıraktığım tiyatro çalışmalarımın yokluğu beni benden alıyor. düştüğüm bu yokluğu tasarım yaparak geçirmek yerine kendime yeni psikolojik rahatsızlıklar uydurup uyuyorum. evet uyuyorum ve uyanamıyorum, ne gerek var? aptal diilim -çok şükür!- ve 8 saat uyumak istemiyorum. neyse.
sonralıkla, insanlar hakkında ettiğim stalker'lığın haddi hesabı yok ve anonymously blog okumaktansa ben yazayım kimseyi de merak etmeyeyim dedim. kedileri öldürdüğü gibi disconnectus erectus'ları da birer oblomov haline getiriyor ki bu durum içler acısı.
ayrıca müthiş bi yazar diilim, hatta okuduğum okul itibariyle türkçe hakimiyetimi kaybetmekteyim, dolayısıyla keşfedilme arzusuyla yazmıyorum. sadece delicesine duyduğum özlem -aileme, şehrime, dostlarıma, geçmişe- katlanılmaz olunca kendimi yazmaya verdiğimi fark ettim. çağlar boyu biçim değiştiren yazım gereçleri -taş, kalem, daktilo, klavye- bendeki yerleştirme mekanizmasına yanıt vermediğinden olacak, mütemadi olarak yazdıklarımı kaybettiğim için bu yolu seçtim.
yani bi insan periyodik aralıklarla defterlerini kaybediyor, telefonundan yanlışlıkla notlarını siliyor, bilgisayarını bozup format attırmak zorunda kalıyorsa bunu yazmaması için ilahi bir işaret olarak da anlayabiliriz, ben bunu tercih etmedim. durum bundan ibaret.
No comments:
Post a Comment