Friday, February 12, 2016

Ergenlik

Haleti ruhiyesinin saglikli oldugunun hicbir vakit atesli bir savunucusu olmamisti. Sorun da buydu, tarafi olmadigi bir savasta yer almaya - bir bicimde - zorlaniyordu ve bu pek hos olmasa gerekti. Dogville sendromunu atlatmaya kalktiginda cevresini saran bu "alismislar" cetesine karsi silahsizdi. Ne yazik ki kendinde yaptigi degisiklikler arasinda ilk defa kendisi icin bir sey yapiyordu - coelho'nun sozune hurmetle - dolayisiyla cikar sahiplerinin tepkisini cekmek kacinilmazdi.

Bir gun gelip bir gun gecerken meselenin kendisiyle mutlu olmak oldugunu ogrenmisti. Insanlarin onun hakkinda iyi seyler dusunmesi, onu sevmesi, bos vakitlerini onunla degerlendirmek istemesi veya bir dertlerini onunla paylasmayi secmesi gunun sonunda riyakar bir tatmin duygusu uyandirsa da her gece yataga birlikte girdigi yine de kendisiydi. Kendi gonlunu hos tutmak mecburiyetindeydi.

Ah, oysa pembe kanatli humanist pollyannaciligi yine cigerini birakmiyordu. Salak kiz.

No comments:

Post a Comment