İlle de aşk. Şems gibi, tomris gibi, dekadan gibi. İlle de aşk uğruna hiçbir şeyden geçmemiş gibi. Hiç kaybolmamış, kaybetmemiş gibi. Yitiğini bulmamış bulduğunu yitirmemiş gibi. Gece yarıları için titreyerek gözyaşları dökmemiş, öfkelenmemiş, dönüp dönüp her sefer affetmemiş gibi. Kendini düşkünleştirmemiş hiç büyük hatalara düşmemiş tövbelerden dönmemiş gibi. İlle de aşk hitabında rezone eden mektupları başka diyarlara ruhundan üflememiş gibi. Dünyanın çirkinini hiç görmemiş kendi şeytanını öldürmemiş ağız olmadığın kulaklara yorulmamış gibi. Yüzün düşmemiş yanlış rol biçmemiş çaresizlikten ikibüklüm beklememiş gibi. Nefsine nasihat ettirmemiş yalnızlıkla terbiyelendirmemiş şiddetle eğitmemiş gibi. Hiç aklı kalbine karşıt tutmamış taraftar olmamış kibre düşmemiş gibi. Dokunduğun herkesi dönüştürme işgüzarlığını devam ettirmemiş egonu okşatmamış kendine ihanet etmemiş gibi. İlle de, ille de AŞK.
Olmamış ve oldurulmamış gibi.
No comments:
Post a Comment