Saturday, May 6, 2006

Tarih yazılırken biz neredeydik?


Bu sorunun cevabımerak eden Cem Mumcu, 53 yazar ve 8 sanatçının hepsine ayrı bir yılı anlattırdı. Bunları bir araya getirince de ortaya “Türkiye’nin Çıplak Tarihi” adlı kitap çıktı.

GÖKÇE ACAR

Cem Mumcu bir gün arkadaşıyla sohbet ederken aklına bir fikir gelir. “Her yılı başka kişiler anlatsa nasıl olurdu? Tarih nesnel ve resmidir. Peki ama olaylar bizden nasıl geçti? O önemli tarihi olaylar olurken biz aşık mıydık mesela? Amerika’nın verdiği kararlar bizde nasıl bir dönüşüme yol açtı?” diye düşünmeye başlarve yeni bir tarih yaratmak üzere bu projeyi gerçekleştirmeye karar verir.
Okuyan Us Yayınları’ndan çıkan “Türkiye’nin Çıplak Tarihi” işte tüm bu soruların cevabını veriyor. Mumcu’nun editörlüğünü yaptığı kitapta 1946’dan 2001’e kadar her yılı bir yazar anlatıyor; Sekiz fotoğrafçı ve ressam da eserleriyle eşlik ediyor.
53 kişilik yazar kadrosunda 1946’yı yazan Oktay Akbal’dan 2001’i anlatan Ece Temelkuran’a kadar Fazıl Hüsnü Dağlarca, Leyla Erbil, Doğan Hızlan, Ferit Edgü, Pınar Kür, Selim İleri, Buket Uzuner, Mario Levi, Can Kozanoğlu, Elif Şafak gibi birçok isim var. Mehmet Güleryüz, Ali Kabaş ise sanatçılardan bazıları.
Mumcu, yazacağı yıllarda 30’lu yaşlarında olan insanları seçmiş. Bunun sebebini de “O yaşlarda ne gençliğin verdiği deneyimsizlik olur, ne de çok yaşlı olmanın getirdiği kemikleşmiş kafalar” şeklinde açıklıyor.

Bu bilimsel bir çalışma değil”
İki yıl, dört ay önce “Kim hangi tarihi en iyi yazabilir?” şüncesinden yola çıkan Mumcu, düşünüp araştırarak belli bir yıldan en çok etkilenmiş isimleri bulmaya çalışmış. Bunlardan bazıteklifi hemen kabul etmiş ama ismini vermediği bazıları da reddetmiş.
Mumcu kimin hangi yılı yazacağına kendisi karar vermiş. “Keşke o yılı ben yazsaydım” diyenler olmuş ama kitabın editörü olarak özel seçimler yaptığını söylüyor ve ekliyor: “Bu edebi bir çalışma, bilimsel değil”. Kitapta aslında daha fazla sanatçıya yer vermeyi isteyen Mumcu bu durumu “birçoğu o yıllarda yazdıkları eski bir yazıyı vermek istedi. Yeniden yazmak istemeyince de olmadı” şeklinde açıklıyor.
Yayınlanmayan tek bir eser var. O da 1945’i anlatan yazarınki. Mumcu ismini söylemediği bu yazarın kitabı hatalı bulduğunu anlatan bir yazı yazdığını açıklıyor ve “Yazının da yayımlanmasını çok istedim, daha demokratik olacaktı ama o istemedi diyor.


No comments:

Post a Comment