Thursday, October 20, 2016

Hazırsak başlayalım

peş peşe izlediğim 80'ler dans filmlerinin etkisinde fon müziği seçimim, loop'a almayı unutmayın biraz uzun bir yazı olacağa benzer, "never gonna dance again":


Hehe, evet tamam ortamı kurduğumuza göre rahat modumuzda biraz muhabbet edebiliriz. Yok yok ne mühim bir şeyden söz edeceğim, ne de anlamlı referanslar eşliğinde "bambaşkaymışsın" dedirtecek yorumlarda bulunacağım. Hiçbir şey yapmadığını düşünmenin tek bir olumlu yanı olmadığını biliyor muydun? Yani hani aslında bir şeyler yapıyorsun, ama tatminsizliğin özüne yönelik olduğu için bu dönemde asla yeterince şey yapmadığını düşünüyorsun, mutlu da değilsin ama mutsuz da sayılmazsın, ihtiyacın olmadığı için pek fazla enerjiye de sahip değilsin, kısaca bok gibi bir şey. "Pardon biraz ağzım bozuldu" falan diyorum la, BEN diyorum bunu, ağzı bozuk aşk mektupları mahdumu merhume tasaramadim.

Kendimi ne zaman affedicem? Hadi biraz genelleme yapayım da insanlara okumaya değer bir şey vermiş olayım (yani... çok kişi olmadığınızı biliyorum ama istatistikler gülümsetiyor bazen) - Here comes the fancy title:

İnsan kendini ne zaman affeder?

Hayır çünkü affetmedikçe kendine yakıştıramadığın şeyleri yapmaya devam etme yönünde bir meyil oluyor ister istemez. Yani mesela 15 kilo verdim ama 3 haftadır sallantıda, sigarayı bıraktım ama pek de güvenmiyorum kendime açıkçası, sınavlara giriyorum ama kafamı toplayamıyorum ki çalışıp yüksek puanlar alayım, bak bir yere başvuracaktım tarihini kaçırmışım, ne bileyim galiba staj yaptığım yerlerle görüşüp part time işe başlicam sırf sabahları uyanmak için yarım günlük bir iş - düşün yani o kadar çaresiz durumdayım - ha bunları neden arkadaşlarınla konuşmuyorsun da kendi kendine saçmalıyorsun dersen yapamıyorum çünkü ARKADAŞLARIM HAYATLARINA DEVAM EDİYOR.

oh be. rahatladım. yaşasın gen y. bir de sır vereyim:

Bazen potansiyelim var ama depresyonda mıyım, yoksa geri zekalı mıyım emin olamıyorum.

No comments:

Post a Comment